Yüz felci ve uygulanabilecek egzersizler

0
4572
views

Yüz felci hayatı tehdit eden bir durum olmamasına rağmen iletişim kurmamızı ve duygularımızı ifade etmemizi sağlayan yüzümüzü etkilemesi sebebiyle kişilerin duygu durumlarını ve yaşam kalitelerini ciddi olarak etkileyebilen bir durumdur. Yüz felcinin ani ortaya çıkışı ve ilerleme göstermesi de hastalarda çoğu zaman korku ve endişenin gelişmesine neden olmaktadır.

fasiyal sinirin dallanması

Çok büyük oranda yüzün sadece bir yarısını etkileyen bir durum olarak ortaya çıkan yüz felci yüzdeki mimik kaslarının kontrolünü sağlayan fasiyal sinirin enfeksiyon, çeşitli travmalar, dolaşım problemleri, tümör, doğuştan gelen problemler, zehirli maddelere maruz kalma gibi durumlarda etkilenmesi sonrası ortaya çıkabilir. Bu nedenler dışında yüz felci nedeni bilinmeyen sebeplerden de ortaya çıkabilir ve Bell Paralizisi (Bell’s palsy) olarak isimlendirilir. Yüz felci vakalarının büyük bir kısmı bu gruptadır. Ancak son yıllarda Bell paralizinin bazı viral etmenlere bağlı olabileceğine yönelik bulgular vardır. Viral etmenlerin kişilerin çeşitli stres durumlarında (duygusal, çevresel, fiziksel, vb.) bağışıklık sisteminin zayıflaması sayesinde aktive olarak vücutta inflamatuar tepkilere neden olabileceği ve oluşan ödem sebebiyle sinirin ya da siniri besleyen damarın sıkışması sebebiyle yüz felcinin ortaya çıkabileceği düşünülmektedir.

uzun süre tek taraflı soğuğa ve rüzgara (vantilatör, klima, uzun süreli şiddetli rüzgar) maruz kalmanın fasiyal sinir bölgesinde inflamasyona neden olarak yüz felcinin ortaya çıkmasına öncülük edebileceği düşünülmektedİr.

BELİRTİLER

yüz felcinin dışarıdan görülen belirtileri

Yüz felcinin neden olduğu temel belirti yüzün bir tarafındaki yüz kaslarında zayıflık ya da tam paralizi ve mimik hareketlerini yapamama durumudur. Bu durumlara bağlı olarak alın bölgesindeki kırışıklıkların azalması, gözü kapatamama, ağız köşesinin aşağı düşmesi, gülümseyememe gibi durumlar da ortaya çıkar. Konuşma ve yemek yemede zorluklar görülebilir. Bazı durumlarda seslerin rahatsız edici derecede yüksek algılanması ve kulak bölgesinde ağrı da görülebilmektedir. Ayrıca tükürük üretiminde azalma ve tat duyusunun azalması da görülebilen diğer bulgulardır. Yüzün duyusunda ise genellikle bir azalma görülmez ancak yüzde etkilenen tarafta uyuşma ortaya çıkabilir.

Yüz kaslarında meydana gelen zayıflıktan ve hareket kaybından sonra en büyük sorun gözün kapatılamamasından dolayı ortaya çıkan göz kuruması ve enfeksiyonlara açık hale gelmesi problemidir. Bu sorun göz bandajları ve dışarıdaki etkileri (güneş ışığı, toz, rüzgar) azaltmak adına gözlük kullanılması gibi uygulamalarla kontrol altına alınabilmektedir.

İYİLEŞME SÜRECİ

Yüz felci hastalarında eğer sinirin ciddi kazalar gibi sebeplerle tam bir kesisinin ya da ciddi hasarının söz konusu olmadığı durumlarda (Bell paralizi gibi) hastaların %70’i tamamen, %85’i ise herhangi bir tedavi uygulanmadan tama yakın iyileşme göstermiştir. Ciddi sinir hasarı olmayan hastaların çok azında görülmekle birlikte ilk 3 haftalık süreçte hiçbir iyileşme olmamışsa sonraki dönemde de pek fazla iyileşme görülmesi beklenmez. Erken dönemde iyileşme görülmüşse 1 yıla kadar uzayabilmekle birlikte genellikle 3-6 ayda tam ya da tama yakın iyileşme gerçekleşir. Bunlar dışında 60 yaş üstünde olmak, ciddi ağrı hissedilmesi, diyabet varlığı gibi durumlar iyileşmeyi kötü yönde etkileyen faktörlerdir. Yüz felcinde uygulanacak ilaç tedavisi ve fizik tedavi gibi uygulamalar hem hastalığın daha hızlı iyileşmesini hem de hastalık sebebiyle ortaya çıkabilecek fonksiyon kayıplarının azaltılmasını veya önüne geçilmesini sağlayabilir. Bu amaçlarla gün içinde hastaların kendi kendilerine yapabilecekleri egzersizler uygulanabilir.

EGZERSİZ

  • Sıvılar pipetten içilmeye çalışılır.
  • Burun kırıştırılır ve burun delikleri genişletilmeye çalışılır.
  • Dudaklar büzülmeye ve ıslık çalmaya çalışılır.
  • Yanaklar ağız kapalı şekilde sırayla havayla şişirilmeye çalışılır.
  • Ağız köşeleri gülümseyerek yukarı doğru çekilmeye çalışılır.
  • Dişlerini göstermeden sonra göstererek gülümsemeye çalışılır.
  • Çene ileri doğru uzatılmaya çalışılır.
  • İşaret ve başparmakla harekete direnç vererek ağız kenarlarından tutarak büzülmüş ağız gülümseyerek açılmaya çalışılır. (aynı egzersiz gülümseme pozisyonundan ağzın büzüldüğü pozisyona getirilmeye çalışılması ile de yapılır.)
  • İpe geçirilmiş bir düğme dudakların arasına alınıp ipi çekerken düğme dudaklarla tutulmaya çalışılır.
  • Sakız çiğneme yapılır.
  • Yumuşak bir diş fırçası ile çene, dudak ve yanağa masaj şeklinde dokunma yapılır.
  • Gözler kapatılmaya ve açılmaya çalışılır.
  • Kaşlar yukarı ve aşağı hareket ettirilmeye çalışılır.
egzersiz uygulamalarının bazı örnekleri

Bu hareketler tam yapılamıyorsa parmakla yardım ederek harekete destek olunabilir. Egzersizler gün içinde aralıklı olarak sık sık uygulanacak şekilde 10-15 tekrar olarak çalışılabilir. Hareketlerin ayna karşısında yapılması hareketin yapılıp yapılamadığı ve düzgünlüğü hakkında hastaya geri dönüş sağlayacağı için daha faydalıdır.

Yüz felcinde ilaç tedavileri, cerrahi operasyon, psikolojik tedavi, çeşitli yaşam önerileri ve fizik tedavi gibi farklı tedavi seçenekleri birlikte uygulanabilmektedir. Bu tedavi programı içerisinde fizyoterapistler iyileşmenin fazla görülmediği ya da tam olmadığı hastalarda, hastalık sonrası semptomlarını en aza indirebilir; tam iyileşme görülmesi beklenen hastalarda da iyileşmenin hızlandırılmasını sağlar ve hastalık süresi boyunca su içme, yemek yeme gibi fonksiyonlardaki veya mimik hareketlerindeki kısıtlılığın azaltılmasını sağlayabilir. Bu amaçlarla fizyoterapistler evde uygulanabilecek bu egzersizlerin yanında elektrik stimülasyon, masaj, kızıl ötesi ışınlarla sıcaklık uygulaması, PNF teknikleri gibi uygulamaları kullanarak yüz felci tedavisinde etkin rol oynarlar.


Kaynaklar

  1. Sarhan F., Saif A. and Saif D. (2012). Bell’s palsy: an overview. British Journal of Neuroscience Nursing, 8(4): 163-168
  2. Thuy-Anh N. Melvin and Charles J. Limb (2008). Overview of facial paralysis: current concepts. Facial Plastic Surgery, 24(2): 155-163
  3. Kavita Vakharia and Kalpesh Vakaria (2016). Bell’s Palsy. Facial Plast. Surg. Clin. N. Am., 24: 1-10
  4. Josef Finsterer (2008). Management of peripheral facial nerve palsy. Eur. Arch. Otorhinolaryngol, 265: 743-752
  5. Pereira L. M., Obara K., Dias J. M et al. (2011). Facial exercise therapy for facial palsy: systematic review and meta-analysis. Clinical Rehabilitation, 25(7): 649-658

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here