Stres vücudumuza neler yapar? Stres ile başa çıkabilme yöntemleri

0
50
views

Stres ve neden olabileceği sorunlar

Stres günlük hayatta sıklıkla kullandığımız şekilde sadece psikolojik zorlukları tanımlamak için kullanılan bir durum değildir.

Stres, stresör olarak ifade edilen vücut dengesini (vücuttaki sıvı miktarı, kandaki şeker miktarı, vücut sıcaklığı vb.) tehdit eden iç ve dış tehditlere karşı vücut dengesini tekrar sağlamak için oluşturulan hormonal ve davranışsal yanıtlar olarak tanımlanır.

Stresörler-strese neden olan durumlar- fizyolojik ve psikolojik olarak ikiye ayrılabilirler:

  • Fizyolojik stresörler: bakteriler, virüsler, çok soğuk-sıcak ortamlar, kimyasal maddeler, susuzluk, açlık gibi durumlar
  • Psikolojik stresörler: arkadaş, aile çevrelerinde yaşanan sorunlar, hayal kırıklıkları, yalnız kalmak, başarısızlık gibi durumlar

Stres Sınıflaması

Süresine ve sıklığına göre:

  1. Akut Stres: Tek bir stresöre bir kere-kısa süreli- maruz kalmak
  2. Tekrar eden stres (akut tekrar eden veya kronik aralıklı): Bir stresöre tekrarlı şekilde, uzun süreli maruz kalmak
  3. Kronik Stres: Stresörlere sürekli maruz kalmak

Stres Yanıtı-Genel Adaptasyon Sendromu

Birey stresörlerle karşı karşıya kaldığında, bu etmene karşı stres yanıtı oluşturur. Bu yanıta ‘genel adaptasyon sendromu’ adı verilmiştir.

Stresör tarafından tetiklenen genel adaptasyon sendromunun herkeste aynı gerçekleşen (spesifik olmayan) ve bireyin yaş, cinsiyet, geçmiş deneyimler gibi durumlarına özel gerçekleşen (spesifik) etkileri vardır.

Genel adaptasyon sendromu 3 dönemden oluşur:

  • Alarm Dönemi: Stres etmeni ile karşılaşılan ve vücut dengesinin bozulduğu, stres yanıtının başladığı dönem
  • Direnç Dönemi: Strese karşı direncin oluşturulduğu ve adaptasyon enerjisinin yoğun harcandığı dönem (kontrollü stresin burada son bulması gerekir)
  • Tükenme Dönemi: Adaptasyon enerjisinin tükendiği stres hastalıkları hatta ciddi susuzluk, açlık gibi durumlarda ölüm ile sonlanabilecek dönem

Stres uyarısı vücutta koordineli fizyolojik ve davranışsal yanıtlar meydana getirir.

Bu yanıtlar;

  1. Fizyolojik:

Hipotalamus adlı beyin bölgesinden başlayarak hipofiz ve böbrek üstü bezlerinin uyarılmasıyla çeşitli hormonlar üretilir. Hormonlar sayesinde:

  • Kan akışı stresin yaşandığı bölgelere ve aktivitesi artan beyne, kalbe ve kaslara doğru artar.
  • Büyüme, üreme ve bağışıklık sisteminin aktivitesi enerjiyi korumak için azaltılır.
  • Kan şekeri ve kandaki yağ asidi miktarında artış, damarlarda genişleme meydana gelir.

Kalp, akciğer gibi iç organlar strese yanıt vermek için uyarılırlar. Bu uyarılar sayesinde:

  • Kalp atışı hızlanır, akciğerler genişler, göz bebekleri büyür ve mide salgısında artış olur.
  1. Davranışsal: Vücudun karşılaşılan stres durumuna karşı mücadele etme veya uzaklaşmasına yönelik ‘savaş ya da kaç’ tepkisi oluşturulur.

Vücutta meydana gelen değişiklikler sonrası davranış olarak:

  • alarm durumuna geçme
  • dikkat artışı
  • ağrı duyusunda azalma
  • artmış hafıza

gibi değişiklikler meydana gelir.

Kronik Stres

  • Akut-kısa süreli- durumlarda meydana gelen stres yanıtı vücut dengesini sağlayarak hayatta kalmaya yönelik ve geçicidir.
  • Stres ile üretilen glukokortikoid(kortizol) hormonunun stresin oluşturulmasını sağlayan beyin merkezleri üzerinde baskılayıcı bir etkisi vardır ve bu etki sayesinde kan şekeri ve yağ asidini oluşturan vücuttaki yıkım olayları ve büyümeyi, bağışıklık sistemini ve üremeyi baskılayan durumların etkisi uzun süreli olmaz.
  • Ancak stres durumu çeşitli nedenlere bağlı olarak (genellikle iş sorunları, sosyal ilişkilerdeki sorunlar, psikolojik travmalar vb.) uzun süreli-kronik bir hal aldığında sürekli stres yanıtı oluşturulur ve kortizol hormonunun baskılayıcı etkisi yetersiz kalır.
  • Stres yanıtlarının uzun süreli olması da büyüme, üreme, bağışıklık sistemi, kişilik gelişimi gibi fonksiyonların aksamasına ve vücutta yıkım olaylarının sürekli devam etmesine neden olur.
  • Bu nedenle kronik stres durumlarında stres bir hayatta kalma mekanizması halinden çıkarak vücut için zararlı bir hale gelmeye başlar.

Akut stres durumlarında vücut dengesinin düzenlenmesi için yeterli ve kontrollü miktarda salınan hormonlar kronik stres durumlarında vücutta çok daha fazla miktarlarda bulunurlar ve hücrelerde, metabolizmada ve vücut sistemlerinin işleyişi üzerinde yıkıcı etkilere sahip olabilirler. Stres nedeniyle salgılanan hormonların yüksek oranlarda vücutta bulunması:

  • öfke-sinirlilik hali
  • korku öğrenimi-öğrenilmiş çaresizlik
  • haz yitimi-zevk alamama
  • hafızada azalma
  • hızlanmış yaşlanma
  • üreme fonksiyonunda azalma
  • bağışıklık sisteminin baskılanması ile tümör ve enfeksiyonlara daha açık hale gelme
  • büyümede yavaşlamarilen duruma neden olarak iç organ yağlanması(obezite), insülin direnci(diyabet), hipertansiyon gibi sorunlar ortaya çıkmasına sebep olur.

Yine kronik stres nedeniyle vücutta sürekli gerçekleşen yıkım olayları kas-kemik kütlesinin azalmasına ve hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız yeme-içe alışkanlıkları gibi durumlarla da birleşerek ‘metabolik sendrom’ adı verilen duruma neden olarak iç organ yağlanması(obezite), insülin direnci(diyabet), hipertansiyon gibi sorunlar ortaya çıkmasına sebep olur.

Stresle Nasıl Başa Çıkabilirim?

Çalışmalar düzenli olarak yapılan egzersizin depresyon ve endişe üzerinde olumlu etkileri olduğunu, stresin azaltılmasına yardım ettiğini göstermiştir. Yine düzenli bir yaşam tarzı ve sağlıklı yeme-içme alışkanlıkları kronik stresin yaratacağı etkilerin önüne geçilmesinde etkili olacaktır. Düzenli egzersiz kilo kontrolüne de yardım ettiği için hem stresin azalmasını hem de stresin getireceği obezite, diyabet gibi sorunların önüne geçilmesini sağlar. Bu nedenle stresle ve stresin beraberinde getirdiği sorunlarla başa çıkmak için fizyoterapistlere ve diğer sağlık çalışanlara başvurabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here