Omuz çıkığı nedir?

0
2533
views

Omuzu oluşturan kemikler, eklem bağlantıları fonksiyon görmeyecek şekilde ayrılırsa, buna omuz çıkığı (dislokasyonu)  adı verilir.

Omuz eklemi vücutta bulunan en hareketli ve en sık çıkıkla karşılaşılan eklemlerden biridir. Bu yüksek hareket kabiliyeti stabilitenin belli bir ölçüde azalmasına yol açmıştır. Aynı zamanda vücudun en aktif eklemlerinden biri olması nedeniyle de travmalara açıktır. Vücudun kendini koruma refleksinde rol alması nedeniyle de sıkça yaralanmaktadır. Tarihi seyri içinde düşünüldüğünde tedavi sonrasında tekrar çıkık oluşması tedavinin başarısını etkileyen temel ölçüt olmuştur. Hastanın yaşam kalitesi ve sportif aktiviteleri üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde, omuz çıkıklarının kesin tedavi gerektiren bir durum olduğu açıktır.

Omuz neden çıkar?

Omuz eklemi çok güçlü  kas  ve yumuşak dokularla çevrelenmiş olmasına rağmen sıklıkla travmatik (düşme, vurma, çarpma…vb) sebeplerden  ötürü  çıkmaktadır.Travma ile birlikte omuz eklemini çevreleyen  bazı  bağlar  ve yumuşak dokular  yırtılmakta ve eklem yerinden çıkmaktadır. Omuz çıkığının diğer bir nedeni de eklemlerde yaygın bir gevşeklik durumudur. Ayrıca epilepsi (sara) gibi nöbet geçirilen hastalıklarda da omuz eklemi çıkabilmektedir.

Omuz eklemini hangi yapılar oluşturur?

Latince isimleri humerus (kol kemiği), skapula (kürek kemiği) ve klavikula (köprücük) kemiklerinin birbirleriyle eklem  yapmasıyla oluşur. Omuz hareketleri bu kemiklerin üzerine yapışan kasların kasılmasıyla sağlanır. Omuz ekleminin düzgün fonksiyon görebilmesi,  bu kas ve kemik yapıların uyumuyla sağlanır. Omuz çıkığı terimi kol kemiği ve kürek kemiği arasındaki ilişkinin bozulması için kullanılır.

Omuz çıkığı tekrarlar mı? Eğer tekrarlarsa tedavisi var mıdır?

Omuz çıkıkları, sıklıkla ilk çıkık 20 yaşın altında olduğunda %90  tekrarlayıcıdır. Omuzun çıkık sayısı arttıkça omuz eklemi ve çevresinde yapmış olduğu tahribat artar. Bir  anlamda ‘yer eder’. Bu nedenle çıkık  tekrarlayıcı düzeye geldiğinde mutlaka konunun uzmanına danışılmalıdır. Omuzdaki hasarın derecesine göre farklı tipte ameliyatlar yapılmaktadır.

Tekrarlayan omuz çıkığının görülme sıklığı, genç sporcularda ilk çıkığı takiben %90 oranında olabilmektedir. Bu oranı etkileyen faktörler hastanın ilk çıkık anındaki yaşı, çıkığa eşlik eden kemik ve yumuşak dokuya ait patolojik bulgular, uygulanan tedavi protokolü ve hastanın sportif aktivitesidir. Omuz çıkıkları ile, özellikle hentbol, voleybol, yüzme ve güreş gibi sporlarda karşılaşılmaktadır.

Semptomları

Omuzda ve üst kol kısmında meydana gelen, hareket etmeyi engelleyen ağrı en belirgin belirtidir. Eğer omuzun öne çıkması varsa, çıkık olmuş tarafı diğer el ile tutuyor şeklinde hissedilir. Omuzun ön tarafında cildin altında büyük bir şişlik olacaktır. Omuz yuvarlak şeklinde görüneceğine kare şeklinde görülecektir. Eğer omuzun arkaya çıkması varsa, kol vücuttan ayrı biçimde tutulur. Omuzun arka kısmında bir şişkinlik olduğu görülür.

Tedavi

Omuz çıktığında hasta en kısa zamanda doktora veya hastaneye gitmelidir. Omuza buz uygulanmalıdır. Yaralanmış bölgede iç kanamanın azalmasını ve iltihabı soğuk uygulama önleyecektir. Omuz yerine oturduktan sonra, kolu vücuda sıkı bir şekilde bandajlanır. Bandaj bir ay tutulur. Kolun tamamen tutulmasını önlemek için, günde 3 kez, birkaç dakika bandajı açıp kol aşağıda iken, küçük daireler çizerek hareket ettirmelidir. Yaralanmadan 15-30 dakika sonra, omuz oldukça ağrılı ve ödemli bir hal alacaktır. Daha sonra kolu sabitlemek için askıya alınmalıdır. Bu kolun hareket etmesini önler ve kolun vücuda yakın olmasını sağlar. Kol ve omuz askısında 2-3 hafta kadar tutulması gerekebilir. Bu askıyı çıkardıktan sonra omuz rehabilitasyon egzersizlerine başlanmalıdır. Ayrıca doktorun önerdiği anti-inflamatuar veya ağrı kesici ilaç kullanılabilir. Ağrı ve ödem geçinceye kadar günde her 3-4 saatte bir 20-30 dakika buz uygulaması yapılmalıdır. Eğer omuz sürekli olarak çıkıyorsa, doktor cerrahi müdahalede bulunabilir.

Omuz askısı örneği

İmmobilizasyon (hareketsiz kalış) sonrası rehabilitasyon

Omuz tespiti sırasında dirsek, el bileği ve el eklemlerinin hareketliliğinin sürdürülmesi gereklidir. Süresi ne kadar olursa olsun, omuz tespiti sonrasında eklem hareket genişliği, gücü ve fonksiyonlarında azalma olacaktır. Tespit süresi sonunda hastalar omuz kaslarını güçlendirme ve stabilite egzersizlerini de içeren fizyoterapi programına alınmalıdır. Erken harekete başlanması, kolun tüm hareketlerini tehlikeye atacak olan yapışıklıkların oluşmasını engeller. Yüzme, omuzun güçlendirilmesi ve kontrolün sağlanması için 6. haftadan sonra çok yararlı olacaktır. Omuzun tam hareket açıklığına ulaşması, güç ve stabilite hissini kazanması üç ayı bulacağından, spora dönüşe bu dönemden sonra izin verilir.

Omuz çıkığının etkileri ne zaman sona erer?

İyileşme durumu, yaralanmanın durumuna bağlı olarak, 4-12 hafta sürebilir. İyileşme sonunda omuz yine eski hareketlerini yapabilmelidir.

Önleme

Omuz ve kol tekrar kullanmaya başlanıldığında bu duruma neden olacak hareketlerden kaçınılmalıdır. Düşme hareketlerinde bu bölgeye darbe gelmesine karşı yumuşak koruyucu yastık görevi görecek malzemeler koyulmalıdır. Tam olarak iyileşmeden spora başlanmamalıdır. 

Fizyoterapist tarafından verilen rehabilitasyon hareketleri uygulanmalıdır. Omuzda tam iyileşme olmadan her hangi bir spor aktivitesi yapılmamalıdır.

Spor veya günlük aktivitelere ne zaman dönülür?

Rehabilitasyonun genel amacı güvenli bir şekilde günlük yaşam aktivitelerine başlanmasını sağlamaktır. İyileşme olmadan tekrar başlanırsa durum daha kötü olabilir. Herkesin yaralanma durumu farklıdır. Omuzun ne zaman iyileşeceği önemlidir. Her hangi bir süre verilemez. Ağrısız olarak tüm omuz harekeleri yapılmaya başlandığında, yaralı omuz sağlıklı omuza göre tekrar eski fonksiyonlarına kavuştuğunda spor yapılabilir. Özellikle fırlatma sporlarında ağırlık yavaş yavaş artırılarak yapılmalıdır. Temas sporlarında omuza darbe gelmemesine dikkat edilmelidir.


KAYNAKLAR

  1. TOTBİD Dergisi  2013;12-309-312
  2. Spor Yaralanmalarında Egzersiz Tedavisi, Gül Baltacı
  3. Tekrarlayan Omuz Çıkıkları, Uzmanlık Tezi, Dr. Egemen Altan, 2009

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here