Omurgadaki diskler kayar mı ?

Bu kısa makalede disk kaymasına ilişkin güncel bilgilere yer verilmektedir.

0
438
views

Kayardı, kaymazdı.
Hakkında bir dolu şehir efsanesi üretilen fıtık hadisesine bir de böyle bakalım.
Omurgamızdaki diskler kayar mı?

Omurgamız üstüste dizilmiş ve herbirine omur adını verdiğimiz bir dizi kemik yapıdan oluşuyor.

Herhangi bir nedenle internete girip omurga, omur, fıtık, disk, disk kayması gibi kelimeleri aradığınızda karşınıza birçok görsel gelir.  Acaba bu görseller gerçekleri ne kadar yansıtıyor?

Yandaki resme bakarsanız üstüste dizilmiş omurlar ve onların arasında hemencecik kayıverecekmiş gibi duran eflatun renkle gösterilmiş diskleri görebilirsiniz. Bu resme bakıp omurganızın böyle olduğunu düşünürseniz ALDANMIŞ olursunuz. Çünkü gerçek durumda omurlarımızın arasında bulunan diskler böyle serbestçe her an kayacakmış gibi durmazlar.  Peki nereden çıktı bu disk kayması lafı? Büyük ihtimalle ingilizcedeki “slipped disc” ifadesi dilimize disk kayması olarak uyarlandı ve böylece dilimize yapıştı kaldı. “Bende disk kayması varmış” en sık duyduğumuz ifadelerden. Genelde disk kaymış ve fıtıklaşmış şeklinde söylenir.
Disklerin öyle sanıldığı gibi kaymaya meyilli yapılar olmadığını söylemiştik.

Şimdi bir de gerçek insan bedeninden alınmış bir omurga görüntüsüne bakalım.

Sizin için anlaşılmayı kolaylaştırmak için görsele mavi zikzaklar ekledik. Disklerimiz bu mavi çizgilerin olduğu alan boyunca sapasağlam şekilde omurlara hem alttan hem de üstten yapışmış durumdadır.Bir adım daha öteye gidelim. İfade tarzı çok hoş olmasa da, az buçuk kasaptan et almış herkes dokuların bir bıçak olmaksızın birbirinden ayrılmasının ne kadar zor olduğuna şahit olmuştur. Elinizle bir kemiğin ya da bir et parçasının üzerinde uzanan incecik bir zarı dahi dokudan bıçak yardımı olmaksızın ayırmakta zorlanırsınız. Düşünün ki kemiğe sıkı sıkıya yapışmış olan disk iki omurun arasında bulunduğu yerden nasıl kaysın?

Ne demek istiyoruz?

Diskler omurlar arasında yer alır ve burada sıkı sıkıya tutunmuş bir haldedirler.
İki cisim arasında kayma hareketinin vuku bulmasın için bu iki cisim arasında  sıkı sıkıya bir tutunma/sürtünme olmaması gerekir. Yani disklerin kayması teknik, anatomik olarak imkansızdır. 
Disklerin kayabileceği fikri  çizilmiş anatomi resimlerine bakınca mümkün gibi görünse de bu ihtimal gerçek omurga yapısına baktığımızda kaybolur.

Diskler kaymıyorsa bu fıtık denilen hadise nasıl oluşuyor?

Diskler hareketlerimize göre, yaş aldıkça ve kullanım şeklimize göre değişiklik gösterip uyum sağlarlar. Yük dağılımını dengelemeye çalışırlar. Zamanla, yüksekliklerini kaybedebilir hatta barındırdıkları sıvı oranı azalabilir ama kaymazlar.  Şekild değişikliği dediğimiz hadise diskin bulunduğu yerden taşması ile sonuçlanırsa buna fıtık denir.  Bu noktada çok önemli bir tespit yapmak gerekir. Omurlarınızın arasında yer alan disklerin şekil değiştirmesi sizin mutlaka ağrınızın olacağı anlamına gelmez. Nasıl göz kenarlarınız kırışınca gözlerinizin etrafında bir acı hissetmiyorsanız. Disklerdeki şekil değişiklikleri de son derece olağan ve masumdur. Fıtıklaşma dediğimiz hadise diskin yapısını oluşturan materyalin baskı/değişim sonucu dışarı itilmesi ile olur, kayma hareketiyle değil.

Bu fıtıklaşmış diskler, kendi kendine kaybolur mu yoksa cerrahi şart mı?

Daha önceki yazılarımızda da belirttik ama bu şehir efsanesi o kadar güçlü ki sık sık farklı vesilelerle yinelemekte ve herkes bu bilgileri duyana kadar sözümüzü söylemekte fayda var.  Şekil değiştirmiş, fıtıklaşmış diskler illa sorun yaratacak diye bir kaide yoktur. Birçok insan, vücudundaki dokularda varolan değişimlerden bihaber şekilde mutlu mesut yaşamaktai spor yapmakta ve gününü gün etmektedir. Vücudumuz olması gereken sınırları aşmış/fıtıklaşmış diski belirli süre zarfında kendi kendine absorbe eder yani adeta vakumlayıp ortadan kaldırır. Çalışmalara göre 10 fıtıklaşmadan 7’si değişen süreler zarfında kendi kendine kaybolmaktadır.  Hal böyleyken bel fıtığı yüzünden karalar bağlamak son derece gereksiz ve abartılı bir tavırdır. 

Sözün özü disklerinizin öne eğilince ya da bir başka hareketle “kolayca” omurlarınızın arasından kayacağı fikrini rafa kaldırmanın zamanı geldi de geçiyor bile…

Kaynaklar:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3025225/

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5256262/

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5702845/

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25009200

Önceki İçerikSkolyoz nedir? Tedavisi nasıl olur? Fizik Tedavi işe yarar mı?
Sonraki İçerikHacamat ve Kirli Kan: Gerçek mi Şehir Efsanesi mi?
1998 yılında Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulundan Lisans,Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünden 2001 yılında Yükseklisans 2011 yılında Doktora dereceleri ile mezun oldum. Mezuniyetimden bu yana ağırlıklı olarak Erişkin Ortopedi ve Sporcu Sağlığı alanında çalışmakla beraber erişkin Nöroloji alanında da klinik çalışmalarda bulundum. İlgi alanlarım Manuel Terapi(Mulligan Konsepti), Terapatik Ağrı Eğitimi, Fonksionel Egzersiz,Bantlama,Kronik Ağrı,Asistif Teknoloji
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here