Neden kambur duruyorum?

0
5853
views

Halk arasında; kamburluk, boyun düzleşmesi, bel kaykılması ve omurga eğriliği gibi ifadelerle bahsi geçen sorunların hepsi teknik olarak “duruş bozukluğu” kapsamına girmektedir.

Modern hayatın bizi hareketsizliğe sürüklemesi ve telefonların elimizden düşmeyişi  “duruş bozukluğu” konusunu da beraberinde gündeme getiriyor.  Heryerde bu konu konuşuluyor ekranlarda  spor hocaları duruş analizleri yapıp “şunu yapın duruşunuz düzelsin” şeklinde ahkam kesiyorlar.  Ahkam kesmek diyoruz çünkü yılların ürünü olan duruşunuzun iki ağırlık kaldırmakla düzeleceğini sanmak çoğu zaman hüsranla sonuçlanacaktır.

Düzgün duruş konusu yıllar boyu çok ciddi bir hastalık ve problem gibi ele alınmış okullarda bu konuda eğitimler verilmiş hatta acımasız öneriler dahi gündeme gelmiştir.

Hastalık mı, kötü bir alışkanlık mı ?

Çevrenize bir bakın, hemen hemen herkes  hatalı oturmanın, kambur durmanın bel ya da boyun ağrısına neden olduğundan adı gibi emindir ancak bilimsel çalışmalar bunun aksini gösteriyor. Duruş bozukluğu eğer bir başka hastalığın sonucu olarak gelişmemişse tek başına ciddi sorunlara sebep olan bir sağlık sorunu değildir.

Yazının hemen başında müjdeyi verelim. Eğer aşağıdaki resimde olduğu gibi dik durmak istediğiniz anda herhangi bir sorun olmadan duruşunuzu değiştirebiliyorsanız, herhangi bir şikayetiniz yoksa endişe edecek birşey yoktur.

Eğer ağrılarınızla duruş bozukluğunuz arasında kesin bir ilişki olduğunu düşünüyor ya da estetik olarak “ben böyle durmaktan memnun değilim daha dik durmak istiyorum” diyorsanız bu alışkanlığı değiştirmek için ciddi bir emek sarfetmeyi göze almanız gerekiyor.

Duruşumuzu değiştirmek neden bu kadar zor?

İstediğim zaman bir saniyede düzelttiğim bu duruşu kalıcı hale getirmek neden yoğun bir emek istiyor? Bu işin neden emek istediğini izah edip çözüm önerilerimizi peşinden sıralayalım.

Ayakta durmak, bizim için çok sıradan ve alışılmış bir durumdur. Bunu ilk ayağa kalktığımız yaşlardan itibaren yaparız bu nedenle kontrolü üzerine fazla kafa yormayız oysa  yerçekimine rağmen ayakta ve dengede durmak birçok sistemin eşzamanlı çalışmasını gerektirir.

Çok detaya girmeden bakalım duruşumuzda başlıca hangi sistemlerin rolü var?

  • Ayak tabanından alınan basınç bilgisi
  • Kaslardan ve eklemlerden alınan pozisyon bilgisi
  • Gözlerden alınan uzaydaki konum bilgisi
  • Kulaklardan alınan denge bilgisi

Bunlar dışında duygu durumumuz ve yorgunluk gibi birçok başka faktör de duruşumuzu etkiler.  Duruşumuz tüm bu verilerin etkisi altında şekillenen otomatik bir reaksiyondur.

Taa ki biri gelip dik dur diyene kadar kambur durduğunuzun farkına varmayabilirsiniz?

Duruş şeklimiz beynimizde kodlanmıştır.

Şimdi lütfen aşağıdaki resme bir göz atın. Bu resim beynimizde vücut alanlarının temsilini göstermektedir. Vücudumuzun her noktası beynimizde farklı oranlarda temsil edilmektedir.

Vücudumuzun duruşu beynimize nakşedilmiş ve mesela “Ayşenin normal duruşu bu” şeklinde kodlanmıştır. Beyne nakşedilmiş bu şifreyi “Ayşenin yeni normal duruşu bu” şifresiyle değiştirmeden kalıcı değişim sağlayamazsınız.

Beyin sizin hareket etmenizi sağlarken beyinde yer alan vücut imajınızı referans alır. Bu nedenle dik durmaya çalışırken aradan geçen 30 saniyede arkadaşınızla konuşurken kendinizi eski duruşunuzda bulursunuz.

İşte bu nedenle, doğru duruşun otomatikleşmesi için ilk etapta bilinçli ve yoğun bir çaba gerekir.

Duruşumuzu kalıcı olarak  değiştirmek için neler yapmalıyız?

Yukarıda bahsettiğimiz bilgileri dikkate alırsanız değişim için evde, işte veya sporda bedeninizden beyne bilgi gönderen hücrelerden doğru veri girişi olmalıdır. 

Siz dik durmaya çalışınca bedeninizle beyniniz arasında şu diyalog kurulur:

“Ayşe bugünlerde sırtını dik tutuyor bunun için a,b,c kasları daha fazla enerji harcıyor eğer Ayşe bu şekilde durmaya devam edecekse bu kasların daha etkin çalışması için gerekli tedbirleri almak gerekecek.” Siz bu etkileşimiz sürdürdükçe baştan ayağa bütün sistemler gerekli uyumu sağlayacak eklemleriniz ona göre hareket edecek, ilgili kas grupları güçlenecek ve duruşunuz değişecektir. 

Duruşu düzeltmek şu kası güçlendirmek yeterlidir fikriyle size yol gösterenlerin yanıldıkları nokta burasıdır.

İnsan sürekli çevresiyle etkileşim halindedir.

Bu resim insanın hangi yaşta olursa olsun çevre koşullarına uyumuna güzel bir delildir.

İnsan vücudu pinokyo gibi kaslar nereye çekerse oraya giden bir yapı değil yaşayan ve sürekli çevresine uyum gösteren bir organizmadır.

Yapmanız gereken vücudun uyum mekanizmalarını harekete geçirmektir.

Bunun için;

➖Ofiste kullandığınız sandalye ve ekranla etkileşiminiz, araba koltuğunuzun pozisyonu, evdeki çalışma masanız, mutfak tezgahı… gibi  çevre koşullarını  kendinize uygun şekilde tasarlamanız gerekir.

Çalışma ortamınız farklı duruş ve çalışma şekillerine izin vermeli sizi bir pozisyona zorlamamalıdır. Bunun için doğru ve ayarlanabilir ekipmanlar seçmek önemlidir. İşyerinizde imkan varsa, sizin için ergonomik eğitim programları düzenlemesini talep edebilirsiniz.

➖Bir fizyoterapiste danışıp kuvvet, koordinasyon, endurans ve esneklik gibi farklı parametreleri içeren bir egzersiz programı almanız gerekebilir.

➖Duruşunuzu kalıcı olarak düzeltmenin yolu nöbet tutan bir asker gibi belirli pozisyonda sabit kalmaktan değil doğru hareket etme becerisi kazanmaktan geçer.  Sporu ve hareket etme alışkanlığını hayatınızın her alanına monte etmeniz gerekir. 

➖Doğru duruşu size hatırlatacak basit aparatlar, uygulamalar, elektronik cihazlar, telefon alarmı, hatırlatıcı notlar, giysiler de bu konuda yardımcı olacaktır.

Bu şekilde yoğun veri girişi beyindeki değişimin anahtarıdır. Birkez doğru duruşun şifreleri beyninize kodlandı mı bu kez kambur durmak sizi rahatsız eder hale gelecektir.

Şu noktayı da belirtmek isteriz.

Her bel ya da boyun ağrısından duruş bozukluğunu sorumlu tutmak ABARTILI bir tutumdur. 

Mesela; duruş bozukluğu ile bel ağrısı arasında doğru orantılı bir ilişki olsaydı bel ağrılarının  duruş bozukluğunun yaygın görüldüğü yaşlarda yani erkenlik ve yaşlılık çağlarında fazla olmasını beklerdik oysa bel ağrısı en sık 35-45 yaşları arasında görülmekte yaşla birlikte azalmaktadır. 

Duruş bozukluğu mutlak surette bir sağlık problemine yol açacağını söyleyemeyiz ancak başka faktörlerle bir araya geldiğinde değerlendirmek gerekebilir.

Yazının başında bir deney yapmıştık. Ben denedim kendimi zorlasam da duruşumu değiştiremiyorum diyorsanız ve bu sizi rahatsız ediyorsa o zaman bu duruş bozukluğunun sebeplerini bulmak üzere bir fizyoterapiste danışın. 

İlerleyici duruş bozukluklarına yol açan hastalıklar ile skolyoz benzeri durumlarda size uygun bir tedavi haritası çizilmelidir.

Bu tedavi programı, manuel terapi, tedavi amaçlı egzersiz, ergonomik müdahale ve ortezleme gibi seçenekleri içerebilir.

En iyi duruş alışkanlığı herhangi bir pozisyonda sabit kalmak yerine sürekli ve çeşitli hareket seçeneklerini içeren hareketli bir hareket stiline sahip olmaktır.

FizyoSağlık amburluk için hangi egzersizleri öneriyor?

Bunun için serinin ikinci yazısı olan Kamburluk için 6 egzersiz adlı makaleye buradan bakabilirsiniz.

 

Önceki İçerikKoşu bandı dizler için zararlı mı?
Sonraki İçerikSerebral Palsili Çocuk Spastisite ile mi doğar?
1998 yılında Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulundan Lisans,Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünden 2001 yılında Yükseklisans 2011 yılında Doktora dereceleri ile mezun oldum. Mezuniyetimden bu yana ağırlıklı olarak Erişkin Ortopedi ve Sporcu Sağlığı alanında çalışmakla beraber erişkin Nöroloji alanında da klinik çalışmalarda bulundum. İlgi alanlarım Manuel Terapi(Mulligan Konsepti), Terapatik Ağrı Eğitimi, Fonksionel Egzersiz,Bantlama,Kronik Ağrı,Asistif Teknoloji
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here