Kemik erimesi sadece kadınlarda mı görülür?

0
509
views

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz bir hastalıktır; zaman içinde kemikler kalsiyum kaybederek, delikli, zayıf ve kolay kırılabilir hale gelirler. Kemiğin iç yapısı ve kalitesi bozulur, vücudun kemik çatısı zayıflar. Osteoporotik kemik kütlesini kaybetmiş bir kemiktir.

Osteoporozlu kimselerde ya hayatın erken dönemlerinde kemik dokusu daha az gelişmiştir, ya da bu kişilerde ileri yaşlarda görülen kemik kaybı diğerlerine oranla daha hızlıdır.

Tedavi edilmeyen osteoporoz kemik ağrısına, şekil bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca kişi giderek çevresindekilere daha bağımlı bir hale gelir ve üretken bir yaşamdan uzaklaşır. Yaşam kalitesi bozulur ve depresyon benzeri psikolojik sorunlar yaşayabilir. Osteoporozun bir diğer özelliği kırık olmadığı sürece ağrı yapmadığı için sinsice, sessizce ilerleyen bir hastalık olmasıdır. Ancak kesin sonuç veren, güvenilir yöntemlerden birisi olan kemik yoğunluğu ölçümleri, kan ve idrar incelemeleri ile erken tanı mümkündür.

Sorunun Sıklığı ve Önemi

Tüm dünyada insan yaşamının uzaması ile yaşlanan nüfusun artmasıyla, osteoporoz giderek önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Günümüzde 200 milyondan fazla insanın osteoporotik olduğu tahmin edilmektedir.

Hipertansiyonun inme riski yaratması gibi, osteoporoz da kırık riski yaratan bir hastalıktır. Hastalığın en önemli komplikasyonu, kemik kırıkları olup, kırıklar ikincil birçok sağlık sorunları yaratabilmekte ve hatta ölümcül olabilmektedir.

Osteoporoz, toplumda genel olarak bir kadın hastalığı olarak algılanmaktadır; oysa osteoporoz tanısı alan erkeklerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Çoğunlukla, hasta genç bir erkekse osteoporoz olabileceği akla gelmemektedir. Böylece tanı konamayan hastaların sayısı artarken, erken tedavi yapılamadığı için bu hastalar ancak osteoporotik kırıkları olduğunda tanı alabilmekte ve tedavi ile iyileşme de güçleşmektedir. İyi bir hikaye ve muayene bu olasılığı minimuma indirebilmektedir.

Risk Faktörleri

  •  Kadın olmak
  •  İnce ve minyon yapı
  • Normal ağırlığın çok altında olmak
  • Menstrual periodların yokluğu
  •  45 yaşından önce menopoza girme post-menopoz dönemi
  • Erkeklerde düşük testosteron seviyesi
  •  İnaktif yaşam seviyesi
  • Aşırı alkol tüketme
  •  Kalsiyumdan düşük bir diyet almak
  • Sigara
  • Ailede osteoporoz hikayesi

Belirtiler

Hastalık hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilir ve kontroller sırasında tanısı konabilir. Osteoporozda belirtiler:

  • Bel ve sırt ağrısı
  • Boyda kısalma, omurgada kırık
  • Sırtta kaburlaşma, omuzlarda yuvarlaklaşma
  • El bileğinde kırık
  • Kaburga kırıkları
  • Kalça kemiğinde kırık olabilir

DÜŞME RİSKİ

Kırıklarının çoğu düşmelerin sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden düşmenin önlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Düşme için risk faktörleri:  banyoda tutunma aparatlarının olmaması, halılar, basamaklar, eşikler, uygunsuz terlik, ortamın yetersiz aydınlatılması, yaş, cinsiyet, depresyon, mobilitenin az olması, kötü beslenme, ilaçlar, görme bozukluğu, önceki düşmeler, zeminde kablo, oyuncak olması, mental kapasitenin azalması, inkontinans, vitamin D eksikliği, kifoz, denge bozukluğu, düşmekten korkma ve kas güçsüzlüğüdür.

Düşmeleri önleyecek tedbirler

Halılar kaymayı önlemek için tespit edilmiş olmalıdır. Çevrede düzensiz duran eşyalar olmamalıdır. Kaygan olmayan paspaslar kullanılmalıdır. Banyolarda tutamaklar, odalarda ve merdivenlerde trabzanlar bulunmalıdır. Merdivenler, koridorlar iyice aydınlatılmalıdır. Alçak topuklu sağlam ayakkabılar giyilmelidir. Düşmeye eğilimli hastalar kalça koruyucular giymelidirler.

EGZERSİZ

Yirmiden fazla kontrollü çalışma, düzenli egzersiz yapmanın osteoporoz oluşumunu geciktirebildiğini göstermiştir. Yaşlılarda kas gücü artar, düşme riski azalır.

Egzersiz kemik kütlesinin korunmasında etkilidir. Kırıkların önlenmesi ve düşme riskinin azaltılması için düzenli ağırlık taşıyıcı ve kas güçlendirici egzersiz yapılması önerilir. Yerçekimine karşı yapılan egzersizler ağırlık taşıyıcı egzersiz olarak tanımlanır. Osteoporozlu kadınların, kontraendikasyon belirtilmediği sürece, haftada 3 kez en az 30 dk. kadar yürüyüş yapmaları ve düzenli olarak mümkünse her gün birkaç dakika sırt ve postür egzersizleri yapmaları önerilir.

Ağırlık taşıyıcı egzersizler olarak yürümenin yanı sıra, dans, merdiven çıkma, ağırlık kaldırma gibi aktiviteler de yapılabilir.

Kas güçlendirici egzersizler, yoga, pilates gibi denge, direnç ve postür egzersizlerini içerir.

Yer çekimine karşı yapılmadığından, yüzmenin kemikler üzerine olumlu etkisi yoktur. Ancak kas gücünü arttırması nedeniyle faydalı olabilmektedir.

Kaçınılması Gerekenler

 

Osteoporozu olan hastalar, ağırlık taşımak için öne, hatta yana doğru eğilme tarzındaki hareketlerden ve egzersizlerden kaçınmalıdırlar. Çünkü itme, çekme, kaldırma ve eğilmeler, omurgada bası yapan güçler yaratarak kırığa neden olur.

Sıçrama Koşma – Bu aktiviteler sırt ve alt ekstremitelere kompresyon bindirdiği için zayıf kemiklerde kırığa neden olabilir.

Hızlı, kontrolsüz ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır.

Osteoporozda Ağrı

Kas ve ligaman gerilmeleri nedeniyle oluşan kronik ağrılara karşı yüzeyel ısı uygulamaları (sıcak su paketleri) yapılır. Günde 1-2 kez 15-20 dakika sıcak uygulama ile ağrı ve kas spazmlarının çözülmesi sağlanır. Sıcak su havuzları ya da kontrollü olarak uygulanan kaplıca tedavileri de tercih edilebilir.

Ağrı ve kas spazmları için yüzeyel masaj uygulanabilir.

Akut vertebra kırıkları olan veya çoklu vertebra kırıklarından kronik ağrı yaşayan hastalarda sırt korsesi, korse ve destekleyici cihaz kullanımı önerilir.

Değişen osteoporoz derecelerine göre ve kırık riskine göre bazı kuvvet eğitimi, aerobik ve esneklik egzersizleri uygun olmayabilir. Bunun için osteoporoz ile ilişkili problemler ve uygun egzersiz programından yararlanmak için FİZYOTERAPİST’e danışmalıdır.


KAYNAKLAR

1-Turkish Journal of Geriatrics 7(2):84-88, 2004

2-Turk J Phys Med Rehab 2013;59:330-7

3-Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği 978-605-66410-1-5

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here