İnme : Hayata yeni bir başlangıç

0
683
views

Merhabalar, Bu yazı, bir yazı dizisinin ilk yazısı olup, başlangıç bilgileri içermektedir. 

İnme ne yazık ki, dünyada en çok rastlanan rahatsızlıklar arasındadır. Şüphesiz bu durumla karşılaşmanızı arzulamayız, ancak geçirilen bu travmatik olay hakkında bilgilenmek ve tabloyu olabildiğince bilinçli ve olumlu bir ilerleyişe çevirmek de elimizde.

İnme (Felç) nedir?

İnme oluş mekanizmasıyla farklılaşabilen ancak bütünü itibariyle beyin dokusunun dolaşımsal düzende bozulmasıyla ortaya çıkan klinik tabloların bütününe verilen addır. Bu tabloda iki temel düzenden bahsetmek mümkündür. Geçirilen olay neticesinde ya beyin dokusu kan dolaşımından yoksun (iskemik) kalır, ya da kontrolsüz kan dolaşımıyla (hemorajik) iç denge bozulur. Her iki olay birbirinden oluş mekanizmasıyla tamamen ayrılsa da, gözlemlenen klinik tablo ağırlığından bağımsız aynı bulguları gösterir.

  • Her yıl dünyada 800 bin insan bu rahatsızlıkla yüzleşiyor. Her 40 saniyede bir kişi bu olayla yüzleşirken, her 4 dakikada bir insan inme yüzünden hayatını kaybediyor.
  • İnme geçiren hastaların iyileşme oranı yüzde 80’in üzerinde.
  • İnme, yetişkinlerin engelle karşılaşmasına sebebiyet veren birincil rahatsızlık

İnme kalıtsal bir rahatsızlık mıdır?

İnmenin kalıtsal bir rahatsızlık olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Kalıtsal yoldan edinilen olumsuz varyasyonlar inmenin görülme olasılığını artırabilse de, kalıtsal bir kökeni olduğunu söylemek yanlış olacaktır.

Şöyle ki, ailenizde kalp rahatsızlıklarının geçmişi olabildiğince yoğunsa yaşayacağınız sağlık problemleri “iskemik” formda bir inme ile yüzleşmenize sebebiyet verebilir. Ancak bu tablo sebeplerden birini teşkil eder ki, bu da ailesinde kalp problemi görülmemiş birine oranla yüksek bir yüzde ihtiva etmez.

İnme sadece yaşlılarda mı görülür?

Bu yargı da tamamen yanlış bir bilgi olup, hiçbir bilimsel kökenle örtüşmez. İnme, inmeyi makul kılacak şartlardan herhanginin birinin oluşmasıyla “her yaş” statüsünde görülebilir. İnmenin görülmesi, yaş unsurundan daha ziyade kişinin sağlıklı yaşam felsefesine uyumuna, kötü alışkanlıklarına (sigara kullanımı), daha önceden geçirdiği sağlık problemlerine bağlıdır.

Başka bir inme hastasının iyileşmediğini duydum, sanırım inme geçirdikten sonra iyileşme mümkün değil! 

İnme rahatsızlığı, genel bir tabirdir ve olayın başkalaştıran birçok unsur vardır. Olayın yaşandığı arter, bu yapının suladığı beyin bölgeleri, olayın gerçekleşme süresi, olayın oluş mekanizması, etkilenen beyin bölgelerinin vücut kooperasyonu (uyumu) üzerinde etkinliği ve etki mekanizmaları gibi birçok parametreler olayın gidişatını baştan sona değiştirebilir. Bu da olayın kişiye özgü bir doğasının olduğunu ve iyi, kötü herhangi bir örneğin size yansımasının olmayacağını tanımlamakla yeterlidir.

İnmeden sonra sizi nasıl bir hayat bekliyor?

İnme neticesinde etkilenen beyin alanına göre bazı fonksiyonları hayata geçirmede sorunlar yaşarsınız. Örneğin, trombolitik inme* büyük çoğunlukla gece yaşanır ve bu tablo neticesinde sabah kalktığınızda vücudunuz bir yarısının kontrolünün sizde olmadığını görebilirsiniz. Bu tablo tıp dilinde hemipleji* olarak tanımlanır.

İnme sonrasında yürüyemiyor, kolunuzu idame edemiyor oluşunuz, tablonuzun ağırlığına hiçbir türlü işaret değildir. Çünkü inme geçiren birçok hasta ilk günlerde yürüyemez, kolunu kullanamaz. Çünkü bu hareketleri açığa çıkaran beyin bölgeleri hasar görmüştür ve merkezi kontrol etkinliği geçici / kalıcı olarak faaliyetine ara vermiştir.

Bu aşamada sizi bekleyen en önemli süreç, fizik tedavidir. Fizik tedavi bu sürecin vazgeçilmez bir bileşenidir. Çünkü sizi tekrar bu fonksiyonlara döndüren en büyük parametrelerden biri fizik tedavidir. Fizyoterapistiniz, beynin idamesini devam ettiremediği hareketleri öğretmeye ve bu ucu açık sürecin kaslarınıza verebileceği zararı önleme aşamasında daima yanınızdadır.

Tablonun genişliği o kadar büyük ve kişiye özgüdür ki, tek bir yol çizmek ne yazık ki mümkün değildir. Bu yüzden aşağıda özetlenecek parametrelerden bir ya da birkaçı size uyabileceği gibi, hiçbirini barındırmayabilirsiniz de.

İnme geçirdikten sonra konuşamama, konuşanı anlayamama görülme sıklığı çok olmasa da rastlanabilen durumlardan biridir. Beyinde etkilenen alan bu görevi idame ediyorsa bu yetilerin ilk günlerde kazanılamaması ve kaybedilmesi olağandır. Keza görme konusunda çeşitli problemlerin de görülmesi de aynı mentalitenin ürünüdür.

Neglect* adı verilen tablo çok çeşitli formlarda görülse de, rastlanabilir bir öyküdür. Etkilenen tarafın kişi tarafından algılanamaması, yokmuş gibi davranılması, günlük yaşam periyodunda göz ardı edilmesi görülebilir bir öyküdür. Bu tablo zaman içerisinde hafifleyebilir ve bu hafifleme büyük oranda normalleşme ile sonuçlanır.

Genelde ağır tablolara eşlik eden bir diğer durum ise kişinin kendini, çevresindekileri ve içinde bulunduğu ortamı algılayamamasıdır. Bu algısal kayıp, tedavinin süreç olarak uzamasına sebebiyet verebilir. Çünkü kişi yapılan hareketleri algılayamamakta, mantıksal düzlemde yorumlayamamaktadır. Dolayısıyla yapılan tedavi neredeyse pasif* (tamamen fizyoterapist tarafından) bir hal alır ve bu da beynin çalışmasının minimale indirgenmesine sebebiyet verir.

İnme bir son mu?

İnmenin bir son olduğunu söylemek mümkün değil. Şüphesiz hayatınızı tekrardan şekillendirecek bu öykü, çok olumlu ve sadece bir anı olacak şekilde dahi şekillenebilir. Bu sürecin en temel argümanı kararlılık ve fizik tedavide devamlılıktır. Bu iki öğeye sadık kaldığınız sürece edinebileceğiniz tüm kazanımları zaten elde edebileceksiniz.

Hayatınızı şekillendiren bu olay hakkında çok karamsar olmanızı gerektirecek hiçbir şey yok! 

Yazı dizisinin sıradaki yazısı;

İnme Sonrası Yürüme

(Yazı yayına alınca bir üstteki yazı tıklanabilir hale gelecektir)

Önceki İçerikDonuk omuz nedir?
Sonraki İçerikDonuk omuz tedavisinde etkili bir yöntem: fizyoterapi ve rehabilitasyon
2016 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden mezun oldum. 2018 yılının Ekim ayına kadar Çayyolu’nda (Ankara) hizmetine devam eden bir fizik tedavi merkezinde çalışmaktaydı. Şu anda Türkiye Fizyoterapistler Derneği yönetim kurulu üyesidir. Fizik tedavi ile entegre olabilmiş teknolojik ekipmanların kullanımı konusunda kişisel merakım ve kullanım yetkinliğim bulunmaktadır. Mesleki ilgi alanlarım; Ortopedik Rehabilitasyon, Sağlıklı Yaşam ve Asistif Teknoloji
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here