Hiçbir neden yokken belim neden ağrıyor?

0
5593
views

Hiç bir neden yokken belim neden ağrıyor  sorusu pek çok kişinin zihnini meşgul etmektedir.

Belimi zorlamadım, düşmedim ya da ağır yük falan kaldırmadım ama belim yine de  ağrıyor, neden?

Bu sorunun cevabını aramadan önce ilginç bir bilimsel çalışmadan bahsetmek isteriz.

2011 yılında, Japon araştırmacı Kazuhiro Shimo ve arkadaşları yaptıkları araştırmada ilginç bulgulara rastladılar.

Çalışmaya iki grup insan aldılar.

Grup 1: Bel ağrısı olmayan kişiler

Grup 2: Daha önceden bel ağrısı yaşamış kişiler.

Bilim insanları; her iki gruba  aşağıda gördüğünüz iki resmi gösterdiler.

Resimlerden birinde kutunun yanında duran bir kişi diğerinde ise kutuyu kaldıran bir kişi görülüyordu.

Denekler, bu resimlere bakarken beyinde ağrı ile ilişikili bölgelerin ne kadar aktifleştiği incelendi.

Bel ağrısı  olmayan kişiler için; iki resme bakmak çok büyük bir fark yaratmadı.

Daha önceden bel ağrısı yaşamış kişiler ise “yük kaldıran kişinin” resmine bakınca ağrı hissettiklerini, rahatsız olduklarını ifade ettiler.

Buna paralel olarak, ağrı ile ilişkili beyin aktiviteleri de artmış olarak bulundu.

Bu çalışmanın sonunda araştırmacılar; bir hareket, bir yaralanma olmaksızın sadece yük kaldıran birinin resmine bakmak bile bel ağrısını tetikleyebilir sonucuna ulaştılar.

Bütün bunlar ne demek oluyor?

Ağrı hissi %100 beynimizin bir ürünüdür.

Ağrı vücudumuzda oluşup gezinerek beynimize ulaşmaz.

Ve ağrı hissetmek için mutlaka bir yerimizin hasar görmesi gerekmez.

Beynimiz riskli, tehlikeli gördüğü herhangi bir durumu bize bildirmek üzere ağrıyı bir mesaj gibi kullanır.

Vücudumuzun her yanına dağılmış olan alıcı hücreler sürekli beynimize bilgiler gönderirler. Beynimiz bu bilgileri sürekli değerlendirir ve birşey yapmamız gerektiğinde ağrı ile bize bunu bildirir. Bu; tıpkı su içmemiz gerektiğinde, susuzluk hissetmeye benzer.

Çok sık rastlanan bir önek üzerinden gidelim.

Bel kaslarınızda kasılma ile gelişen basit bir bel ağrısı nedeniyle sözlerine güvendiğiniz bir doktora gittiğinizde, doktor size durumun çok tehlikeli olduğunu söylüyorsa ” beyniniz” durumun tehlikeli olduğuna dair inkarı zor bir veri elde etmiş olur ve ağrınız ” yüksek olasılıkla” artar.

Çünkü beyniniz; içine hapsolduğu kafatasının dışında neler olup bittiğini anlamak için, görme, duyma, koklama, vücut pozisyon hissi, tehlike alıcıları…vb çeşitli alıcı hücrelerin verdiği bilgilere  dayanır. Beynimizin yorumları bazen gereğinden fazla hassas ve korumacı olabilmektedir. Bu; yangın alarmının bir mum yandığında aktifleşmesine benzer.

Ağrı hissinin oluşumu için beynin birden çok bölgesi bir arada çalışır bu bölgelerden herhangi birinin aktivasyonu ile ağrınız tetiklenebilir. Hiçbir kişinin ağrısı diğer kişi ile aynı değildir o nedenle ağrılarınızı başkaları ile kıyaslamak çok akılcı bir yol değildir.

Bir parfüm kokusu, bir ses veya bir görüntü size bir tanıdığınızı  ve onunla ilgili anılarınızı hatırlatabilir.  Benzer şekilde “ağrı deneyimi yaşamak” beynin pek çok bölgesinin aktifleşmesi ile meydana gelmektedir. Ağrı deneyiminize eşlik eden pek çok olay siz farkında olmasanızda daha sonra kullanılmak üzere kayda alınır.

Daha önce beliniz ağrıdığında yaşadıklarınıza benzer herhangi  bir durum beyninizde bu devreleri harekete geçirebilir.

Yani ortada bir zorlanma, bir yaralanma olmasa da bel ağrısı hissedebilirsiniz ve günlük yaşamın gerektirdiği ayakkabınızı bağlamak, bir pazar torbası taşımak, koşmak..gibi basit hareketler omurganıza zarar vermez, diskleriniz  ya da omurganız yerinden kaymaz.


Önemli olan şu sorulara cevap verip hızla çözüme yönelmektir.

1-Bu ağrıdan hemen önce; omurganıza zarar verecek trafik kazası, düşme, iş kazası…vb kayda değer bir olay yaşadınız mı ?

2.Bel ağrısına eşlik eden ateş, nedensiz zayıflama, idrar kontrolünde kayıp, bacak arasında uyuşma…vb gibi şikayetleriniz var mı ?

3.Sistemik bir başka hastalığınız, kanser geçmişiniz ya da genetik yatkınlığınız var mı ?

Bu sorulara HAYIR cevabı verdiyseniz bel ağrınızın nedeni yüksek ihtimalle BASİT birşeydir ve aktif kalırsanız, yaklaşık 2-3 hafta içinde azalarak geçecektir.

Kaynaklar:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22073183

http://www.noigroup.com/en/product/epbii

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26928735

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19790051

Önceki İçerikBel fıtığı olanlara müjdemiz var.
Sonraki İçerikGerme yaparak kasları uzatmak mümkün mü?
1998 yılında Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulundan Lisans,Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünden 2001 yılında Yükseklisans 2011 yılında Doktora dereceleri ile mezun oldum. Mezuniyetimden bu yana ağırlıklı olarak Erişkin Ortopedi ve Sporcu Sağlığı alanında çalışmakla beraber erişkin Nöroloji alanında da klinik çalışmalarda bulundum. İlgi alanlarım Manuel Terapi(Mulligan Konsepti), Terapatik Ağrı Eğitimi, Fonksionel Egzersiz,Bantlama,Kronik Ağrı,Asistif Teknoloji
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here