Dikkatli Olun, Başınız Ağrımasın!

Baş Ağrılarına Bakış

0
1080
views

Baş ağrısı insanların hayatlarının belirli bir döneminde yaşadığı ve dünya üzerinde en yaygın görülen nörolojik rahatsızlıklardan biridir.  Dünya genelinde  baş ağrısı problemleri, yetersizlik sebeplerinin içerisinde üçüncü sırada yer almaktadır. Gerek tanı koyma, gerek uygulanan tedaviler düşünüldüğünde bireysel ekonomi ve dünya ekonomisine büyük bir yük oluşturmaktadır.

Baş ağrılarıyla ilgili yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçlar sınıflandırılmasındaki çeşitlilik,  çalışmaların sadece sağlık kurumlarına başvuran kişiler üzerinde yapılması, baş ağrısı yaşayan bir çok kişinin hiçbir sağlık kurumuna başvurmaması gibi nedenler ile kısıtlanmaktadır.

Baş ağrılarının hangi yaş aralığında daha sık görüldüğü ile ilgili net veriler olmasa da, dört yaşından önce baş ağrıları  çok nadir görülmektedir. Yeni baş ağrısı yaşayan hastaların sayısı yaşlılıkla azalalıyor olsa da, ciddi rahatsızlıklara bağlı baş ağrılarının 65 yaş üstü kişilerde daha fazla görüldüğünü söyleyebiliriz.  Genellikle baş ağrıları kadınlarda daha sık görülür. Migren tipi ağrılar 12 yaş altı erkek çocuklarda daha sık görülse de, ergenlik sonrası kadınlarda 3 kat kadar fazla görülebilir.

Baş ağrılarının çoğunluğu tehlikesiz sebeplere bağlı gelişir. İyi bir muayene ve değerlendirme ile doğru teşhis konulabilir. Buna rağmen baş ağrılarının bir kısmı kafa travması, beyin kanaması, damar tıkanıklığı, zatürre, beyin tümörleri gibi yaşamı tehdit eden nedenlere bağlı gelişebilir ve ayrıntılı tetkikler ve müdahaleler gerektirebilir.

Baş ağrıları 300’den fazla farklı nedene bağlı oluşabilir. Alt başlıkların sayısı artsa da genel olarak baş ağrılarını 3 ana başlıkta:

  1. Birincil baş ağrıları olarak migren, gerilim tipi baş ağrısı gibi ana problemin baş ağrısının kendisi olduğu hastalıklar
  2. İkincil baş ağrısı olarak baş ve boyun travmaları, boyun ve kafatası yapılarının dolaşım bozuklukları, enfeksiyonlar, dişler, burun ve kulaklar gibi organlara bağlı baş ağrıları, homeostazın bozulduğu durumlara bağlı ağrılar, psikiyatrik bozukluklara bağlı ağrılar gibi başka bir probleme bağlı gelişen baş ağrıları
  3. Kafatası yapılarına bağlı ağrılı sinir hastalıkları ve diğer başağrıları olarak sınıflandırabiliriz.

  •  İlk defa başlayan ve şimdiye kadar ki en şiddetli olan, özellikle ani gelişen baş ağrısı
  •  Şiddeti, sıklığı ve özelliklerinde değişiklik olan baş ağrıları
  •  Sürekli ilerleyerek artan baş ağrıları 
  •  Öksürme, hapşırma, yük taşıma gibi aktivitelerle baş ağrısının çökmesi
  •  Baş ağrısıyla çift görme, his kaybı, güçsüzlük gibi nörolojik işaretlerin oluşması
  •  55 yaşından sonra başlayan baş ağrıları
  •  Kafa travmasına bağlı gelişen baş ağrıları
  •  Tek taraflı, sürekli ve zonklayıcı tarzdaki baş ağrıları 
  •  Ense sertliği ve ateşin eşlik ettiği baş ağrıları 
  •  Ani ve patlayıcı tarzda başlayan baş ağrıları 
  •  Uygun tedaviye yetersiz cevap alınan baş ağrıları 
  •  Hiçbir kategoriye girmeyen baş ağrıları 

ayrıntılı tetkikler yapılmasını ve dikkatli olmayı gerektirir.

Tüm bu bilgiler ışığında anlıyoruz ki başarıları basitten karmaşığa,  önemsizden yaşamı tehtid eden ciddiyete ulaşabilen şekiller çeşitlenmektedir. Her ne kadar baş ağrılarının büyük çoğunluğu tehlikesiz olsa da, baş ağrılarının ciddi problemlerin habercisi olabileceğini unutmamakta fayda vardır.

Fzt. Ost. Çetin DEMİRCAN

 

Kaynaklar:

https://medwinpublishers.org/JHUA/HAOAJ16000106.pdf

https://link.springer.com/content/pdf/10.1186%2Fs10194-015-0544-2.pdf

http://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/0333102413485658

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S073386270570050X

http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1526-4610.2006.00583.x/full

 

 

 

Önceki İçerikÇocuklarda Kuvvetlendirme Antrenmanları Yapmak Güvenli midir?
Sonraki İçerikKas gelişimi için ipuçları
2009 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünden mezun oldum. Spor yaralanmaları, ortopedik fizyoterapi, nörolojik rehabilitasyon, koruyucu fizyoterapi ve egzersiz alanlarında çalışmaktayım. Ayrıca 2010-2015 yılları arasında TIFAO'da osteopati eğitimi aldım ve dönem birinciliği ile Osteopati Diploması almaya hak kazandım. Ülkemizde fizyoterapistliğin tanınması ve gelişmesi adına uğraşmakta ve bilimin ışığında hastalarımı tedavi etmeye çalışmaktayım.
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here