Doğumsal brakial pleksus yaralanmaları

0
351
views

Brakial pleksus omurilikten çıkarak kola uzanan sinirlerin koltuk altı bölgesinde oluşturdukları sinir ağıdır. Bu sinirler kürek kemiği, kol ve ele ulaşarak bu bölgelerin hareketini ve duyusunu sağlarlar.

Doğumsal brakial pleksus yaralanmaları doğum sırasında ortaya çıkan çeşitli sorunlar nedeniyle brakial plaksusu oluşturan sinirlerde meydana gelen hasarı ifade eder. Brakial pleksus yaralanması her 1000 doğumda 1-4 oranında görülmektedir.

Risk faktörleri nelerdir?

omuz distosisi

Doğumsal brakial pleksus yaralanmaları genellikle travmaya bağlı olarak ortaya çıkarlar. Bunlardan en yaygın  olanı omuz distosisi olarak adlandırılan, doğum sırasında bebeğin başı dışarı çekilirken omuzun takılması sebebiyle baş ile boyun arasında gerilim oluşmasıdır. Bunun sonucu olarak da brakial pleksus zarar görür. Omuz distosisi dışında brakial pleksus civarında oluşan tümörler ve omuz ve köprücük kemiği kırıkları da brakial pleksus hasarına sebep olabilirler.

Doğumun zor geçmesine neden olarak brakial pleksus yaralanması riskini arttırabilecek faktörler ise şu şekildedir;

  • Annenin hamilelik sırasında aşırı kilo alımı
  • Yaşının 35’ten büyük olması
  • İlk doğum olması
  • Çoklu gebelik
  • Obezite
  • Tip 2 diyabet
  • Bebeğin doğum ağırlığının 4 kg.’ ın üzerinde olması

Tipleri ve belirtileri nelerdir?

Sınıflandırma hangi sinir köklerinin etkilenmiş olduğuna bağlı olarak yapılır;

  • Erb felci (c5-c6 sinir kökleri)
  • Klumpke felci (c8-t1 sinir kökleri)
  • Total tutulum (c5-t1 sinir kökleri)
Erb felci

Belirtiler de aynı şekilde etkilenen sinir köklerine göre ortaya çıkar;

  • Erb felci: kol vücuda bitişik ve içe dönük, dirsek düz ve el kapalı ve içe dönük pozisyondadır.
  • Klumpke felci: el el bileği hareketlerinde zayıflık varken, omuz çevresinin kuvveti iyi durumdadır.
  • Total tutulum: etkilenen kol genel olarak hareketsiz ve güçsüzdür, duyu problemi görülür ve el pençe şeklinde durur.

    Klumpke felci

Bu belirtilerin dışında etkilenen tarafta;

  • Kürek kemiğinin hareketinde azalma ve çıkıntılı-kanatlı bir görünüm
  • Kas dengesizliklerine ve kısalıklarına bağlı olarak çıkıklar
  • Omuz ve dirsek eklemlerinin hareket kısıtlılığı ya da tam hareketsizliği
  • Omurga eğrilikleri

gibi sorunlar zamanla görülebilir.

Değerlendirme nasıl yapılır?

Brakial pleksusun değerlendirmesi uzman bir ekip tarafından kolun, yüzün, boyun bölgesinin hareket ve refleksleri kontrol edilerek yapılır. Bu amaçla çeşitli test ve skorlamalar kullanılır.

Görüntüleme yöntemleri kırık-çıkık gibi sorunların tespit edilmesi için kullanılabilir.

Elektrodiagnostik testlerle de sinirlerdeki hasarın derecesi belirlenerek nasıl bir iyileşme beklendiği, cerrahiye gerek olup olmadığı ve tedavi planının nasıl olacağı belirlenir.

Brakial pleksus yaralanmasının seyri nasıldır?

İyileşme etkilenen sinirlerin yerine ve yaralanma derecesine göre değişiklik gösterir. Farklı yaralanma derecesine göre birkaç hafta içinde kendiliğinden tamamen iyileşme, cerrahi operasyonla iyileşme, kısmi iyileşme veya hiç iyileşmenin meydana gelmemesi gibi durumlar gerçekleşebilir. Bununla birlikte brakial pleksus yaralanmalarında hastaların çoğu (%70-90) 3 ay içerisinde kendiliğinden iyileşme gösterirler. 3 ay içinde iyileşmenin başlamadığı ve 2-3 yaş itibari ile tam iyileşme görülmeyen durumlarda etkilenen bölgede hareket kısıtlılığı, kuvvet ve fonksiyon kaybı gibi kalıcı etkilenimler görülür.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Brakial pleksus yaralanmalarında sağlık kuruluşlarına erken başvurmak yaralanmanın ilerleyişi ve ciddiyeti hakkında bilgi edinilmesini, erken tedavi ve cerrahi seçeneklerinin belirlenmesini sağlar.

Cerrahi uygulama 2 farklı şekilde gerçekleştirilebilir. İlki ciddi etkilenimin görüldüğü durumlarda sinir ya da tendon transferlerinin gerçekleştirilmesi ve fonksiyonel kazanımın elde edilmesi şeklindedir. İkincisi ise kas kısalıkları, duruş bozuklukları gibi sebeplerle ortaya çıkabilecek çıkık gibi sorunları düzeltmek için yapılan düzeltici cerrahi uygulamalardır.

Fizyoterapi ve rehabilitasyon brakial pleksus yaralanmaları tedavisinde önemli bir yere sahiptir.

Rehabilitasyon programının temel hedefleri ise şunlardır;

  • Duyu gelişimini kolaylaştırmak
  • Kolun hareketini, kuvvetini arttırmak ve korumak
  • Kolun aktiviteler sırasındaki fonksiyonel kullanımını arttırmak
  • Eklem sertliklerini ve şekil bozukluklarını önlemek
  • Yaşa uygun becerileri kazanmasını sağlamak

Ayrıca cerrahi sonrası oluşabilecek sorunları ve ağrının azaltılması da fizyoterapi uygulamaları ile sağlanabilir.

Fizyoterapistler bu hedefleri sağlamak için elektrik stimülasyonu, atel, bantalama, egzersiz uygulamaları ve aile eğitimini içeren uygulamaları kullanırlar.

Aile eğitimi

Aile eğitimi erken dönemde öğretilip uygulanmaya başlandığında sorunların ilerleyerek daha kötü bir hal almasını engeller ve mevcut fonksiyonelliğin olabildiğince korunmasına yardım eder. Bu amaçla ailenin yapabileceği uygulamalar şunları içerir;

  • Doğru tutuş ve pozisyonlama: yatış pozisyonlarında baş vücudun orta hattında tutulmalı (yastıkla desteklenebilir), başın etkilenmemiş tarafa doğru yatması engellenmeli, sırtüstü yatış pozisyonunda etkilenmiş kol alttan yastıkla desteklenerek kolun bebek tarafından fark edilmesi sağlanmalı, bebek kucakta taşınırken veya emzirilirken omuzdan desteklenerek kolun arkaya sarkması engellenmeli, çocuk kollarından tutularak kaldırılmamalıdır.

    bebeğin pozisyonlanması
  • Giyinme: etkilenmiş kolun gerilmesini engellemek için giyinirken etkilenmiş taraftan, kıyafet çıkarılırken sağlam taraftan başlanmalıdır.
  • Banyo: banyo sırasında etkilenmiş taraf desteklenmeli, etkilenmiş kol için ani ve aşırı hareketlerden kaçınılmalıdır.
  • Duyu: duyu hissinin arttırılması için etkilenmiş kola sık sık masaj yapılmalı, farklı yüzeylere sahip havlu, diş fırçası, kumaş gibi cisimler hafifçe temas ettirilmeli, bebeğin elini ağzına götürerek ve vücuduna temas etmesi desteklenerek dokunma hissi geliştirilmelidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here