Aşil Tendonu Hakkında Doğrular

0
1633
views

Vücudun en güçlü tendonlarından biri olarak bilinen aşil tendonu, insanı şaşırtan yeteneklere ve öneme sahiptir. Bu güçlü tendon gelişen tıp dünyasının sır perdesini araladığı bir yapı olmanın yanı sıra tarihe de damgasını vurmayı başarabilmiştir.

“Aşil” tarihi bir figürdür!

Achilleus sadece Yunan mitolojisinin değil, tarihin de en büyük savaşçılarından biriydi. Peleus ve Thetis’in oğlu olarak dünyaya gelen Achilleus, tarihin en kritik savaşlarından biri olarak bilinen Truva savaşında sadece tarih bilimini değil, aynı zamanda tıp dünyasına da katkı sağlayan bir hadise ile karşılaşır.

Zaferin hüküm sürdüğü sırada, beklemediği bir adresten isabet eden bir ok tarihçilere göre Achilleus’un ölüm sebeplerinden biriydi. Topuğun hemen üstünde yer alan bu alan, aşil tendonu olarak bildiğimiz yapının tam olarak kendisiydi.

Bu yapının Yunan savaşçı Achilleus ile özdeşleşmesi ise 1693 yılında Philip Verheyen (1648-1710) tarafından sağlandı. Corporis Humani Anatomia adlı eserde Verheyen, tarihin dönüm noktalarından biri olan bu olaya atıfta bulundu. Bahsi geçen anatomik yapı artık “aşil tendonu” olarak nitelendirilmeye başlandı. Achilleus asırlar öncesinde Olimpos’a uğurlanırken, kendisinden sonra yaşayan her bedende var olmayı başardı.

*Verheyen tarafından Aşil tendonu olarak isimlendirilen tendon, daha öncesinde “tendo magnus” olarak nitelendirilirdi. Bu ismi kullanan ise Hipokrat’ın kendisiydi.

(Iliada adlı eserde “Styx” adlı ölümsüzlük bahşeden bölgede, aşil tendonunun tutan kişinin el teması nedeniyle “büyü” ile temas edemediğine ve Achilleus’u da bu yüzden öldüğü rivayet edilir)

Aşil tendonunun ağırlığınızın 10 katınızı taşıyabileceğini biliyor muydunuz?

Aşil tendonu, ismini aldığı tarihi kişiliğe yakışır bir anatomik öneme sahiptir. Bulunduğu yer itibariyle kuvvetli olmak zorunda olan bu yapı, koşmak, merdiven inip-çıkmak gibi günlük yaşamda sıkça başvurduğunuz eylemlerde vücut ağırlığınız 10 katını taşıyabilmekte ve bunu gün içerisinde defalarca tekrarlayabilmektedir.

24-45 yaş aralığına dikkat!

Keskin sınırları oluşturan yaş aralığı daha aktif olduğunuz, daha çok ayakta olduğunuz, spora daha yatkın ve arzulu katılım gösterdiğiniz yaş olması itibariyle ilgi çekicidir. Vakalar genel planda incelendiğinde yaralanma öyküsünün bu yaş aralığında sıklaştığından söz etmek mümkün.

Koşucular daha büyük risk taşıyor!

Aşil tendonu üstlendiği görev ve dışarıdan palpe edilebilir (dokunulabilir) yapısı ile insanlara genelde “sert” ve “harekete aşırı duyarlı” bir görünüm çizer. Ancak aşil tendonu bu konudaki tabuları yıkma konusunda bir hayli iddialı.

Tendonlar, sadece kasların kemiğe yapışmasını sağlamakla kalmaz. Aynı zamanda kasların kasılma hızını kontrol ederek enerji sarfiyatını minimuma indirger ve stabilizasyona katkı sağlar. Kas kasılırken kısalır ve bu kısalma hızı da tendon tarafından ayarlanır. Kasın orantısız bir hızda kasılması, tendon tarafından absorbe edilmeli (emilmeli) ve enerji üretimi dengelenmelidir.

Her ne kadar aşil tendonunun harekete katkı sağladığını ve baldır (calf kasları, gastrocnemius, soleus vb) kaslarının ivmelenmesini ayarlamasına katkı sağladığını söylesek de, her yıl 100.000 insandan 7’si aşil tendon rüptürü ile karşılaşıyor. Koşucularda overuse (aşırı kullanma) başta olmak üzere birçok etkene bağlı olarak yüksek risk grubundadır.

Özellikle yokuş yukarı koşan, ani ivmelenen koşucular daha büyük bir risk grubunun içerisindedir. Koşucuların %5-12’si öyle ya da böyle aşil tendon problemleri ile yüzleşmektedir.

Aşil tendonunda yırtık olduğunda “silah sesi” şart değil!

Aşil tendonu yapısı itibariyle yırtılması (rupture, rüptür) zor bir yapı olarak görülse de bu durumun mümkün olmayacağı anlamını taşımamaktadır. Aşil tendonu çoğu zaman travmatik vakalar eşliğinde yırtıldığı için öyküler de farklılaşabilmektedir.

“Sanki bir silah patladı!”

“Bir baltayla kayaya vurur gibi”

Tanımlamalar çoğaltılabilir. Ancak bu “gürültülü ses” her zaman gerçekleşmek zorunda değil. Örneğin bir olguda, bisiklet süren biri aşil tendonu koptuğunda bisikletiyle 12 mil yol yaptığını ve bunun takriben 2,5 saat sürdüğünü ancak hiçbir şey hissetmediğini söylüyor.

Olgu için; tıklayınız

Fizik tedaviye gerek yok(!)

Aşil tendonunu yırtmak çok kolay bir hadise değil. Ancak yine de başınıza böyle talihsiz bir deneyim geldiyse buradan en az zararla çıkmanın yolları var.

Ayak bileğinizin hareketleri çok önemli bir konumdadır. Yerle teması ilk sağlayan ve yürüyüşünüzün kontrol edilebilir olmasını mümkün kılan önemli bölgelerden biri olan ayağınızın optimal bir şekilde harekete katkı sağlaması arzu edilen bir durum. Cerrahi yöntemi takiben fizik tedaviye başlamak, yaralanmanın getireceği handikapları ortadan kaldırmak elzemdir.

Zayıflayan kasların kuvvetlendirilmesi, cerrahi sonrası kademeli geçilen ağırlık aktarma sürecinde normal eklem hareketinin kısıtlanmaması, yüklenmenin dozajında yapılarak tespit edilen tendonun sağlıklı bir rejenerasyon (yenilenme) geçirmesi ve streslere ve değişik denge koşullarına uyum sağlayabilmesi, yürüyüş periyodunuzun normal sınırlarda tutulması gibi birçok başlık için cerrahi sonrası bir fizyoterapiste danışmanız büyük bir önem arz etmektedir.

Her şeyin yolunda gitmesi ve sonuçların en iyi şekilde alınması için 12-16 haftalık bir fizyoterapinin gerektiğini belirtmek gerekiyor. Ancak bu sürecin tamamı pek tabi bir klinikte geçmeyecektir. Bir süre sonra fizyoterapistiniz size ev programı verecek ve süreci uzaktan takip edecektir.

Kaynakça;

Ryan, M.; Grau, S.; Krauss, I.; Maiwald, C.; Taunton, J. E.; Horstmann, T., Kinematic analysis of runners with Achilles mid-portion tendinopathy. Foot & Ankle International 2009, 30(12), 1190-1195.5.

Hess, G.W. “Achilles tendon rupture: a review of etiology, population, anatomy, risk factors, and injury prevention.” Foot Ankle Spec 3.1 Feb. 2010: 29-32.

Thompson, J., and B. Baravarian. “Acute and chronic Achilles tendon ruptures in athletes.” Clin Podiatr Med Surg 28.1 Jan. 2011: 117-35.

 

Önceki İçerikYürüme robotları ne işe yarar?
Sonraki İçerikKulunç nedir?
2016 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden mezun oldum. 2018 yılının Ekim ayına kadar Çayyolu’nda (Ankara) hizmetine devam eden bir fizik tedavi merkezinde çalışmaktaydı. Şu anda Türkiye Fizyoterapistler Derneği yönetim kurulu üyesidir. Fizik tedavi ile entegre olabilmiş teknolojik ekipmanların kullanımı konusunda kişisel merakım ve kullanım yetkinliğim bulunmaktadır. Mesleki ilgi alanlarım; Ortopedik Rehabilitasyon, Sağlıklı Yaşam ve Asistif Teknoloji
TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here